Perdeler Yarıya İndirildi…
Yerel ezgiler içinde,
eli kelepçeli Sevda,
boyun eğmişti sömürüye..
bir yalnızlık, bir sevda,
bir de ben tek başımaydım.
Büyük gürültüler içinde,
doğuşunu seyredemedim senin…
Direniş alanları iri devlerle doluydu…
Odamın caddelerı, sokakları karanlık,
perdeler yarıya inmiş,
emek, soluk renkli bir açlıktı,
İdam gülleri, yoksul bırakılan
soframdan çekilmişlerdi.
Sarhoş damlalar, yanaklarımda patlamış,
işkence yaprağında bebek salıncakları
bulut renginde boyanmıştı…
İniltiler içindeki evrende
deniz fenerleri yastaydı !
Çelenksiz rıhtım, sensizliğe,
gökyüzleri yaralı düşüncelere,
çığlık perdelerinde aşk isyanı,
sunak taşına bağlanmıştı…
Uçuk fırtınalar,
alınteri bulutları ağlamaktaydılar !
Sesleri sulara gömülen anılarına baktım;
törensizdi.
Dağınık yüreğinde dalgalar, devrilmiş gemilerdi..
İnatla, kıyıya saldıran su gürültüleri arasında
geleceğin ürkek penceresine dağıldım.
Sen göremedin.
Kurak bir perdeydi
aşkın önüne çekilen.
O perdede insan sevinçleri
bir bir ölmekteydi.
ihtilal fırtınaları gözlerime saplanmış,
aydınlık, karakarlar ile vurulmuştu;
her tarafında ölümler vardı.
Kadın ölümleri, erkek ölümleri,
çocuk ölümleri,
ve kocaman dağ ölmüştü.
yaslı tören şarkılarında
gerilimin yüzüyle başbaşaydım !
Çanlar, kutsal kitaplar…
küçük sevinçler içindeki
tapınaklar ölüydü.
Ellerimde kocaman fırtınalar,
gözlerimde toplanan karıncalar vardı.
evren bir noktasında yok olmuş,
körelen rüzgarlar asileşmiş,
Sular öfkelenmişti sensizliğe…
Kabardıkça kabarmış.
esir bulutlar zincirlerini kırmıştı.
bilimin aydınlığı perdelenmiş,
çocuksu bakışlar uçurumlardan düşmüştü.
Ben, çırılçıplak düşüncelerle,
uçurumlardan dökülen
çığlıklar arasında yalnızdım..
Ali Narçın
Berfin Bahar Dergisi Ağustos-2007 Sayısında yayınlanmıştır. |