Ali Narçın - Sembollerle değişen yaşam - 06.02.2008
Vısual Dıctıonary’de [“sembol”];”…Soyut bir şeyin canlı ya da cansız göstergesi.” Olarak yüzeysel bir şekilde tanımlamaya çalışılmış. Semboller, ardından yüzlerce düşünsel imgeyi yaratıp, duyularla algılanması zor olarak düşünülen bir şeyi belirten işaret olarak ortaya çıkar. Bu işaretler tamamen tanrısal işaretler olarak düşüncede yer edinmedi. Savaşları, barışı, ortak hareket etmeyi ve bireysel ilişkideki aşkı da temsil eden işaretlerle çoğaldı. “Fr. Symbole” sözcüğünden dilimize geçmiştir. Ancak evrensel gelişmede sembolün hangi uygarlık tarafından işlendiği ise bilinmiyor. Bu konuda belgeler yetersiz kalmaktadır.
 |
Konuşma dilinin fonetik yapısını bilmeyen ilk çağ insanı çok daha iyi ve kısa yoldan sonuca ulaşabilmek için çağdaşları arasında çeşitli semboller kullanarak dilek ve isteklerini anlaşılır duruma getirmeye çalışıyorlardı. Onlar duvarlara, kil tabletlere, taşlara, ağaç gövde ve yapraklarına, düz topraklar üzerine çeşitli semboller çizerek yaşam alanı içersinde inatçı bir şekilde anlaşabilmenin yollarını çözme çabasındaydılar. Anlaşabilmek için buldukları semboller arasına tanrılara karşı inançlarını pekiştirmek için onları da betimleyen şekiller kattılar. Buldukları semboller tapınak duvarlarını süsleyen film sahneleri gibi algılandı. Eski tarihin sembollerle süslü bu sanatı aynı zamanda günümüzde de bir süsleme sanatı olarak karşımıza çıkar. Özellikle tanrılar için buldukları semboller vasıtasıyla onlara nasıl inanılacağının yollarını aradılar. Zaman ilerledikçe, düşüncenin de devinim alanı yoğunlaştıkça sembollerle hayatı devam ettiren insanlar zoru başararak konuşma dilleriyle yazı dilini buldular. Yazıyı bulur bulmaz da tanrılar ve peygamberler türettiler. O çağda yaşayan ilkel kültürde insanların buldukları semboller sistemi günümüzde daha modern bir şekilde kullanılıyor. Bilinen büyük sembollerin anavatanı Mısır ve Romalılar sembollere son derece önem verdiler.
Günümüz insanı tıpkı eski çağlardaki gibi kısır döngü içinde kıvranan iletişim ve anlaşma ivmesindeki sembolleri bu gün de kullanmakdatır. Bu yakın çağda yaşam grafiğinin bir başka yönünde burçları gösteren sembollerin yanı sıra, Ulusal ve uluslar arası trafik işaretleri, dünya uluslarının ortak bir yazı dili olarak kullandığı eğitim ve askeri amaçla kullanılan ortak semboller dışında; özürlüler, konaklama yerleri, restaurant, yön belirleyen semboller ve işaretlerle kısa yoldan anlaşmanın yollarını aradılar. Bunlara ek olarak son yıllarda iletişimde rekora koşan internet sembolleri de eskiye dönüş olarak algılanmaktadır. Özellikle iletişim aracı olan cep telefonlarında kullanılan semboller bizim hala geçmişteki ilkellikten kurtulamadığımızın bir kanıtı olarak görülüyor. Bu da yazı dilinin gelişmesi yerine gerilemesini yaratan yeni bir ekol olarak ortaya çıkacağa benziyor. Kızılderili halkların soylarının dayandığı söylenen İnkalar, Mayalar ve Astekler tarafından kullanılan semboller kolayca anlaşmanın bir yolu olarak denendi… Mısır tarihinde inanılmaz rüzgarlar estiren Firavunlar döneminde de sembollere dayalı kültürler, mezar ve tapınak duvarlarına kabartma resimlerle gösterildi… Nemrut dağındaki semboller, Peru’daki semboller bize geçmişteki tarihin sembollerle dopdolu olduğunu işaretliyor. Bu işaretler ya da kabartma semboller konuşma dilinin yazıya geçirilmesinde bir rahatlığı belirtmekte… O dönemin insanları belki de çok fazla detaylı olmasın diye isteklerini kısa yoldan buldukları semboller vasıtasıyla anlatıyor ve günümüze de bir mesaj veriyordu.
Sembollere dönüş yazı dilinin iflası mı?
Gelişmekte olan bu teknolojik çağda insan düşüncesinin yarattığı semboller tembelliği yeniden ekol hale getirerek eskiye bir dönüş yolu olarak karşımıza çıkıyor. Kısa yoldan anlaşmanın ve istek belirtmenin günümüz insanı tarafından bir tembelliğin başlamasını ortaya çıkarıyor. Yorulmadan, konuşmadan, fonetik sesler çıkarmadan anlaşabilmek için şekillerle dramatize edilmiş semboller aranırken yazı dilinin kendi içindeki gerileme döneminin başlamasını görmek kaçınılmazdır. Yani dil teknolojik çağda ilerleyip daha mantıksal bir düzlemde yer alacağına nedense sembollere tercih edilerek asimle ediliyor. Artık semboller eski Mısır’daki tapınak duvarlarına yazılması yerine bugün yollara tabelalar dizilerek insanların ne yapmak ve ne istedikleri anlatılmakta. Özellikle büyük kentlerde Belediye Başkanlarının sembol olarak kullandıkları bedensel şekilleri firavunların kendi görüntülerini işlediği tapınak duvarlarını aratmıyor! Aynı zamanda ekran duvarlarına işlenen semboller de bu gerilemenin bir kanıtı olarak görülüyor. Yazı dilinin günümüzde ne kadar gerilediğine birlikte bir örnekle açıklamaya çalışalım. Örneğin trafik işaretlerinden ileriye gidiş sembolü+sağa dönüş sembolü+10 rakamının yazıldığı ve yanında bir ünlemin yer aldığı tabela ve altında hastaneyi belirten bir başka sembol… Bu formülde “Doğru git. Sağa dön. Dikkat on metre sonra hastane var.” şeklinde bir anlatım ortaya çıkıyor. Ya da sevgililer arasında oklanmış bir yürek şeklinin “yaralıyım” ifadesini vermesi gibi… Görüleceği gibi sembollerle yazılan yazı dili eski çağlardaki zorluluğunu bu gün tekrarlayarak kolay yazma dilinin gerilemesine neden olmuş ve gelecek neslin tümünün birer ressam gibi ortaya çıkmasını hatırlatır. Tıpki Mısır’daki hiyeroglif ressamları gibi. Bu sembollerle o kadar çok iç içe yaşamaya başladık ki… Artık hangi yöne gidersek gidelim karşımıza mutlaka ilginç semboller çıkıyor. Dinsel yönden, sosyal yönden, ekonomik yönden aklınıza neyi getirirseniz getirin mutlaka konusuyla ilgili semboller bulacaksınız. Mısırlılar sembollerle yazılan yazı dilini kolaylaştırmak için demotike adlı bir yazı dilini geliştirmişlerdi. Günümüz insanı ise yazı dilini daha olgun koşullara getireceğine tıpkı tapınak duvarlarına yazılan hiyeroglif yazı sisteminin çok daha ötesine giderek konuşma dilinin gerilemesine neden olmaya başladı gibi. Dilbilimciler için yazı dilinin gerilemesini yaratan bu negatif gelişme gizli bir ekol değil mi?
İnternet dili yeni bir ekol mü?
İlerleyen teknoloji bilimsel açıdan iletişim yollarını kısaltırken yazı dilinde de oluşmasına yol açmaktadır. Eskiye dönüşün kalesi durumunda olan internet dilindeki semboller bize eski Mısır tarihindeki semboller dünyasının karanlık yüzünü hatırlatır. Özellikle iletişim teknolojisindeki resimli semboller hiyeroglif dünyasına yolculuğun başlamasına zemin hazırlar. İnternette oldukça sık kullanılan “Mirc, Messanger, Icq ve Yahoo” elektronik iletişim sitelerinde kullanılan işaretler geriye dönüşün başlangıcıdır. Örneğin bu işaretlerden “:))” iki noktalı kıvrımlı şekil gülmeyi simgelemektedir. Buna benzer semboller çivi yazısındaki kıvrımların fonetik anlamını çağrıştırır. İleriki yıllarda belki de yeniden düzenlenmiş resimli sembollerin yer aldığı alfabelerle karşılamak hiç de sürpriz olarak düşünülmüyor. İnternet teknolojisindeki sembollerden önce kullanılan yol işaretleri tıpkı yol alfabesinin varlığını çağrıştırır. Doğrusu burada akla gelen tek düşünce, geriye dönüş ekolünde gelişen resimli sembollerin süslediği tıp, trafik, aşk, savaş, siyasi, ekonomi, kavga, gürültü gibi dallarla ilgili alfabelerin olması da belirginliğini koruyor. Anlam bakımından hiyerogliflerin yorucu çalışmasından bunalan Mısırlılar “Demotike” adlı bir yazı dilini bulduklarında son derece rahatlamış, istek ve düşüncelerini kısa yoldan anlatmayı başarmışlardı. Bugün inanılmaz ama daha modern yazı dilleri araştırılmazken sembollere geri dönüşün dildeki yanardağların harekete geçmesini sağlar. Gelişmekte direnen bu negatif süslemelerle dilin diksiyonu bozulacak ve söylemi ise iflas edecektir. Bu bir ekol mü yoksa tembelliği çağrıştıran bir sosyal bunalım mıdır? Bunların araştırılması ve somut belgelerle yeniden gözden geçirilmesi sağlanmalı… Yoksa günümüzde yapılmış büyük binaların duvarları çok yakında Mısır’daki tapınak duvarlarına kazılmış alçak kabartmalı sembollerle süslenirse şaşırmayın.
* 2006 yılında “Bilim-Sanat” dergisinde yayınlanmıştır. |